21 Haziran 2009 Pazar

17 Haziran 2009 Çarşamba

Marsilya Kamandasının En Yahşi Futbolcusu

Çalışan insanların geçmişi hiçbir zaman çöpe gitmez.

Çalışmak demek, sürekli elindekilerin üzerine koymak demektir.
Bu maddiyat değil, sahip olduğun donanım anlamında söylenmiş bir söz.
Maddiyat sadece bunu takip eder.

Servet Çetin'le ilgili Nisan 2008'de şu yazıyı yazmışız...

...

Bugün yeni bir yazı yazmıyoruz, sadece bu öncekinin altına bir paragraf ekliyoruz.

O artık Marsilya Kamandasının En Yahşi Futbolcusu.

5 Haziran 2009 Cuma

Frank Rijkaard - Johan Neeskens

Hollanda Futbolu Galatasaray'da

29 Mayıs 2009 Cuma

?


Küçük, basit bir soru sormak istiyorum.

Lig - Kupa - Avrupa Şampiyonluğu üçlemesini yaptı diye, Josep Guardiola şu anda dünyanın en iyi hocası mı oldu?

Futbolda başarıya giden yolda Teknik Yönetim - Kulüp Yapılanması dengesi üzerinde düşünme adına önemli bir soru bence.

28 Mayıs 2009 Perşembe

Co Dalton & Joe Adriaanse

Oops, pardon, isimlerini ters yazmışım.

Neyse ya kalsın, nasıl olsa ikisi aynı okunuyor ;)


24 Mayıs 2009 Pazar

Ziya Şengül

"Fenerbahçe artık UEFA'ya gitme yolunda Konyaspor'u da kendi sahasında yenemiyorsa batsın bu dünya!"

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Coşkun Özarı ve "adam olacak çocuk" konsepti

Adam olacak çocuğun küçüklüğünden belli olacağı söylenir. Hoca olacak futbolcu için de, öğretmen olacak öğrenci için de sanırım bu böyledir.

Yıllar önce yazdığı bir yazısından alıntıyla, Coşkun Özarı'yı blog'a konuk etmek istiyorum...
Yazısının tarihi 2003.


"...
Çoğu kez kötü giden maçların ardından teknik direktörlerde hata bulunur. Tabii ki sorumluluk teknik adamlara aittir. Ne var ki, yenilgilerde futbolcuların da büyük payı olduğunu düşünmek gerekir. Bazı futbolcular, futbol oyununun yalnız kafayla ve ayakla oynandığını sanır. Futbolda kafa vuruşları da mutlaka önemlidir ama daha önemlisi o kafanın içindeki beyindir.


Büyük takımların büyük oyuncuları, maç başlar başlamaz bir süre rakip ne yapıyor diye bakar. Kendi aralarında rakibe karşı önlem alırlar.

Kendimden söz etmeyi pek sevmem. Ne var ki, yaşamımdaki önemli bir olayı örnek vermeden edemeyeceğim. Futbolculuk dönemimizde Vefa 1. Lig’de oynuyordu. Takımın başına bir İtalyan, Geovanni geldi. O zaman İtalya’da çok geçerli olan savunma ağırlıklı ‘katanaçyo’yu oynatıyordu. Vefa bizden önce Fenerbahçe ve Beşiktaş’la oynadı ve iki oyunu da golsüz bitirdi. Maçlardan sonra medya, ‘Geovanni’nin katanaçyosu’nu kimse kıramadı’ diye yazdı. Sıra bizdeydi. Teknik direktörümüz Gündüz Kılıç’tı. O zamanın dizilişine göre; ben sağda, Enver de solda oynuyordu. Oyun başladı, gördük ki karşımda oynayan Tahta Bacak İsmet, ileride santrfor gibi oynuyor, ben de onu marke etmek için hücuma katılamıyorum. Oysa Geovanni, Enver’in karşısında oynayan Vefalı futbolcuyu savunmaya çekmişti ve Enver’in oynadığı koridor bomboştu. Enver’e, “sen sağ tarafa gel İsmet’i marke et, ben sol tarafta oynayayım” dedim. Nitekim benim düşüncem doğru çıktı ve kısa bir süre sonra o koridordan takımın ilk golünü attım. Tabii golü yiyen Vefa, taktiğini bozdu üzerimize gelmeye başladı ve maçı farklı kazandık.

Maçın devre arasında Gündüz Abi’ye; “Kusura bakmayın hocam, size sormadan bir iş yaptım” dedim. O da bana aynen; “Coşkun, zaten ben de sana o değişiklik için bağırmak üzereydim” dedi. Ertesi gün gazeteler, “Gündüz Kılıç, Geovanni’nin zincirini kırdı” diye manşetler attı.
..."

21 Mayıs 2009 Perşembe

Hayat Güzeldir...





5 Mayıs 2009 Salı

Milliyet gazetesinden tarihi çarpıtma!

Gel de, "Bu gazeteleri yapan da ilkokul düzeyinde, bu gazeteler bu haberler de ilkokul düzeyi için yapılıyor" deme.

Haberin içinde kabak gibi yazdığın ifadenin içinden iki kelimeyi çıkarıp, cümleyi "sansasyonel iddia" şekline çevirip başlığa yazman için ya gerizekalı olman lazım, ya da hitap ettiğin kesimin gerizekalı olduğuna inanman.

Tebrik ediyorum Miliyet gazetesini.





3 Nisan 2009 Cuma

Kardeş Ernst

Ligtv.com.tr'nin haberi.

Beşiktaş'ta 2. Ernst Operasyonu

...nedir, Beşiktaş Fabian Ernst'in kardeşini mi alacakmış?

http://www.ligtv.com.tr/Default.aspx?r=1&hid=54714

20 Mart 2009 Cuma

Galatasaray - Hamburg maçının bize öğrettiği...

Hak etmediğin bir şeyi, "kaybettim" diye üzülmeyeceksin.

* * *

Takımın fiziksel gücü hiç yoktu. Sahaya yansıttığı sağlam bir oyun anlayışı da 90 dakika boyunca hiç olmadı. Bu sezon Galatasaray'ın bütün UEFA Kupası maçlarını inançla seyrettim. Hepsinde daha beşinci dakikadan başarının geleceği belliydi. Bunda ise, beşinci dakikadan başarının "gelmeyeceği" belliydi.

...dolayısıyla, bir şey eline hak etmeden verildiyse, geri alındığında da üzülmeyeceksin;
yoksa "hak etme"nin ne demek olduğunu hiçbir zaman öğrenemezsin.

11 Mart 2009 Çarşamba

Yeni Bursa Stadyumu

Bursa'ya yeni stadyum yapılacağı haberini almış bulunuyoruz. Bu haber daha önce de geçiyordu, uzun süredir düşüncede böyle bir şeyin olduğu biliniyordu, fakat gösterilen proje gerçekçi durmuyordu, şimdi ortaya koyulan görseller ise ortada hazırlanmış bir proje olduğunu ve yapının gerçekleşme sürecinin başlamasına daha yakın olduğumuzu anlatıyor.

Projenin detaylarının açıklanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.

...haber, olay.com.tr kaynaklı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Bursa'ya yapılacak yeni stadın çok güzel olacağını söyledi. İstanbul'da Galatasaray ile oynanan maçtan sonra soruları yanıtlayan Çelik, "Atatürk Stadı'nı yerinde yeniden yapacağız. Bence bunu artık Bursa kamuoyunda tartışmaya gerek yok. Stad yenilenecek. Güzel bir stad olacak. Bu dönem içinde ilk başlayacağımız projelerden birisi olacak" dedi.