27 Temmuz 2008 Pazar

Bir Spor Basını Bulmacası


İki Haber Arasındaki Dağlar Kadar Farkı Bulunuz.



Haber 1 - NTVSpor.net

Turkcell Süper Lig ekiplerinden Kocaelispor, Newcastle United'in savunma oyuncusu David Edgar ve dünyaca ünlü golcü Patrick Kluivert'ın peşinde.

Kocaelispor Başkanı Serhan Gürkan, Edgar ve Kluivert'in transferini görüşmek üzere menajerler Alper Gökdemir ve Anıl Tortu ile bir araya geldi.

Toplantıda Edgar ile anlaşma aşamasına gelindiği ve futbolcunun 28 Temmuz Pazartesi günü Kocaeli'ye gelerek kulüp yöneticileriyle görüşeceği, daha önce Ankaragücü'nden yıllık 1.5 milyon Euro talep ettiği için anlaşma sağlanamayan Kluivert'in istediği transfer ücretinin fazla olduğu, ancak bu futbolcunun menajerleriyle görüşmelerin devam ettiği öğrenildi.



Haber 2 - Sabah

Kocaelispor, Hollandalı süper yıldız Edgar Davids ile prensip anlaşması yaptı.

Başkan Serhan Gürkan, en son Ajax forması giyen Davids'i Kocaeli'ne davet ettiklerini belirterek, "Teklifimize çok sıcak bakıyor. 28 Temmuz'da Kocaeli'ne geldiğinde imzayı atacağız" dedi. Hollandalı ünlü golcü Patrick Kluivert ile de temasta olduklarını söyleyen Gürkan, "Kluivert, A.Gücü'nden 1.5 milyon euro istemişti. İndirim yaparsa onu da alıp Türkiye'yi ayağa kaldıracağız" ifadesini kullandı.


22 Temmuz 2008 Salı

Beşiktaş nasıl oynamalı?

Olaylarıyla, antrenman temposu ile, yeni kaptanlarıyla ilk dönem hazırlık kampını bitirdi Beşiktaş. Birçok gazeteden kampın analizini ve oyuncuların, özellikle de yeni transferlerin değerlendirmelerini zaten okuyoruz sürekli. Bu nedenle, bu yazıda sadece Beşiktaş'ın oyun sistemi hakkında bir beyin fırtınası yapmayı uygun gördük. Sayfamızdaki en son yazının TheMISFIT tarafından taktikler/sistemler üzerine yazılmasının da bu beyin fırtınasına ayrı bir tat vereceği kanaatindeyim.

Çok uzun zamandır kullanılan ve dünya çapında modern kabul edilen 4-4-2 'den ziyade bu yıl 3-5-2 'yi denemesi gerektiğine inanıyorum artık takımın. Zira gerek yeni transferler, gerekse takımdan ayrılanlarla birlikte ortaya çıkan mevcut kadro yapısının buna oldukça elverişli olduğunu düşünüyorum.

3-5-2... Ama nasıl?

Kısaca bahsedelim...

Bu taktik kollektif uyumun ön şart olduğu takım halinde hücum-takim halinde rakibi kendi yarı sahasında tam kapanmış şekilde karşılayan bir savunma üzerine kurulu olacak. Kısa paslar ile topa sahip olunduğu ve oyuna genişlik kazandırıldığı müddetçe takım zaten rakip yarı sahaya da yerleşeceğinden hücum organizasyonları çok önemli bir etken bu noktada. Ortasahadaki olası top kayıplarında Cisse 3'lü defansın emniyet sübabı rolünü üstlenecek.

Serdar Özkan 'ın buradaki rolü defansif olmaktan da öte bitmeyen enerjisi, sürati ve top tekniği ile sürekli ileri geri çalışan bir Lampard veya daha açık bir dille anlatmak gerekirse Milli Takım'da Fatih Hoca'nın Tuncay'a yüklediği dinamik ortasaha görevi olacak. Orta alandaki 3-1-1 şeklindeki blok Delgado'nun daha az yorulmasını, çok daha serbest ve ofansif özellikte oynamasını sağlayabilir. Holosko ise serbest forvet olarak hücumun geldiği kanada göre sağ veya sol kanada inebilir/çapraz koşular yapabilir, topu kanallara taşıyabilir. Nobre ise, yüksek fizik gücü ve top saklama özelliği ile takımı hücuma çıkartacak ve rakip yarı sahaya yerleşimini sağlayacak çok çok önemli bir etken olacak. Nobre'nin veya Delgado'nun sahip olduğu her top Serdar Kurtuluş ve/veya Tello'nun kanatlara inmesi, oyunun kanatlara açılması demek bu sistemde.

Bu taktikte Tello'dan çok fazla çekinmiyorum, zira 4'lü ortasaha bloğunun solunda zaten sürekli ileri-geri oynamak zorunda, başka alternatifi yok. Özellikle de 4-3-1-2 gibi bir sistemde sürekli ileri çıkması zaten kaçınılmaz olacak. Ancak 3'lü ortasahada en azından az gol yiyen ve savunma güvenliğini ön planda tutan, topa sahip olduğunda ise takım halinde hücuma çıkarak rakip sahaya yerleşebilen bir sistem oluşturulmuş olur kanaatindeyim. Bu şekilde en azından kolay gol yeme gibi amansız bir hastalıktan da Beşiktaş savunması kurtulmuş olur diye düşünüyorum.

Bu sezon herşeyden önce çok iyi bir takım savunması yapması gerekiyor nitekim Beşiktaş'ın.